Elde edilen kazancın yüksek olması nedeniyle ticaretinin yapılması olağan olmuştur. Devletler arasında bu maddeler yüzünden savaşlar çıkmıştır. Özellikle Çin Devletinde uyuşturucu madde ticareti ile iştigal eden İngiltere ve diğer ülkelerin tüccarları, Çin Devletinin, uyuşturucu maddelerin imal ve ticaretine sınırlama veyahut yasaklama getirdiğinde, İngiltere kendi tüccarlarının menfaatinin zarara uğradığını ileri sürerek, Çin ile savaşmaktan geri durmamıştır. Uyuşturucu maddeler ülkeler arasında savaşlara sebebiyet verdiği gibi, vücuda verdiği zarar nedeniyle birçok ölümlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Uluslararası kuruluşların yayınladıkları yıllık ve dönemsel raporlarda, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılmasından kaynaklanan ölüm vakalarının azımsanmayacak sayıda olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşturucu maddeler kullanıldıkları zaman kişide ani veya tedrici olarak fiziksel ve/veya ruhsal bağımlılığa yol açan, kişinin sağlığını tehdit ettiği gibi, kamu güvenliğini de tehdit eden, imal ve ticareti ile büyük kazançlar elde edilen maddeler olduğundan, gün geçtikçe cazibesi sürekli artmaktadır. Bu maddeler kişileri hayal dünyasına sevk ettiğinden, kişide geçici olarak neşe ve aşırı haz duyma hali ve cinsel gücü artırma ve uyarma görevi icra ettiğinden, insanlar bu maddeleri kullanmayı tercih etmişlerdir. Kısa sürede uyuşturucu maddelerin vücuda verdiği zarar ve hasar anlaşılmasa bile, bu maddeler belirli zaman sonra kullanıcıların kendini yorgun hissetmesine, aynı doz uyuşturucudan aldığı hazzın zamanla düşmesi nedeniyle doz artırımı yapmak isteği nedeniyle kişilerin ölümüne, dış dünyaya karşı ilgisizliğe kadar birçok sağlık sorunlarının oluşmasına sebep olmaktadırlar. Ayrıca, uyuşturucu madde bağımlısı olan kişiler, bu maddeleri temin edecek ekonomik güce sahip olmamaları halinde, hırsızlık, gasp, adam öldürme, yaralama, tehdit gibi birçok suç işleyerek toplum düzen ve sağlığını tehdit etmektedirler. Aynı şekilde yeterli geçim kaynağından mahrum olan kişiler, bu maddelerin alım satım,imal ve ticaretinden elde edilen kazancın cazibesine kapılarak, bu maddelerin ticaretini yapmak amacıyla, örgüt kurma, kurulmuş örgüte üye olma gibi yöntemlere başvurmaktadırlar. Bu çerçevede, özellikle terör ve organize suç örgütlerinin finansmanın büyük bir kısmını uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ticaretinden elde edilen paralar oluşturmaktadır. Son dönemlerde kitle iletişim araçlarında meydana gelen ilerlemeler ve teknolojik gelişmelerden dolayı dünyanın küresel bir köy haline gelmesi, bu maddeleri kullanan veya ticaretini yapan kişilerin işini kolaylaştırmakta ve bu yönü ile uyuşturucu maddeler global bir sorun haline gelmektedir. Uyuşturucu maddelerin gün geçtikçe kullanımının önemli derece artması toplumların ve ülkelerin bu sorunla mücadele etmesini gerekli hale getirmiştir. Bu mücadele, insanları ve kişileri uyuşturucu maddeye iten nedenlerin neler olduğu hakkında araştırmalar yapmaya ve çözümler bulmaya itmiştir. Genel olarak insanlar, bu konuda kendi sorumluluklarından kaçınarak ve toplumun yaratmış olduğu olumsuz etkenlerin kişiler üzerinde yaptığı ve onları uyuşturucu madde kullanmaya iten nedenleri göz ardı ederek suçu, uyuşturucu maddelerin cezbedici etkisine havale etmişlerdir. Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin yukarıda bahsedilen tehlike ve özelliğinden dolayı ülkeler bu sorunu çözmek için birçok çalışmalar yapmakta, uluslararası alanda sözleşmeler imzalayarak, karşılıklı işbirliği içinde bu sorunun çözümü için çaba sarf etmektedirler. Türkiye’nin de taraf olduğu, 1961 Uyuşturucu Maddeler Tek Sözleşmesi, 1971 Psikotrop Maddeler Sözleşmesi ve 1988 Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığının Önlenmesine Dair Sözleşme, bu amaçla imzalanmış sözleşmelerin önemli bir kısmıdır.Türkiye de ne yazık ki uyuşturucu maddelerin kullanımının yaygın olduğu ve önlem alınmaz ise, gün geçtikçe daha da yaygınlaşacağı ve uyuşturucu tacirlerinin kazanç elde ettiği ülkelerden biridir. Asya ve Avrupa arasında yer alan coğrafi konumu nedeni ile Asya ve Afrika gibi ülkelerde üretilen ve imal edilen uyuşturucu maddelerin batıya ihraç edilmesi için en uygun ülkedir. Başlangıçta bu özelliği ile ortaya çıkan Türkiye zamanla, transit ülke olma konumundan ayrılarak, bu maddelerin üretim, imal ve ticaretinin yapıldığı ve yaygın olarak tüketildiği ülke haline gelmiştir. Bu nedenle, sorunun çözümü için yetkililer gayret sarf etmektedirler. Türkiye, bahsettiğimiz konumundan dolayı uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle mücadele etmek için çeşitli kanunlar çıkarmış ve uluslararası alanda imzalanmış sözleşmelerin tarafı olmuştur. Bu alanda 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi ile 3298 Sayılı Uyuşturucu Maddelere Dair kanun çıkarılmıştır. Diğer taraftan, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 403 ve devamı maddelerinde uyuşturucu madde suçları ağır yaptırıma bağlanmıştır. Bahse konu yasa 2005 yılında mülga olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmiştir. Yeni TCK’nın 188 ve devamı maddelerinde, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler yeniden düzenleme altına alınmıştır.